whatsapp: +90 542 337 06 33 +90 216 338 38 48

info@drmuratimer.com

Nörovasküler Cerrahi

Beyin Kanaması

Büyük bir yelpaze olan beyin kanamalarına farklı durumlar sebep olabilmektedir. Kafa travması, beyin damar yumakları ve baloncukları, hipertansiyon ve tümörler beyin kanamasının ana nedenleri arasındadır.

Genç erkek nüfusta en sık ölüm nedeni travmadır. Travmalar arasında hayati tehlike ve sıklık açısından birinci sırayı da kafa travması almaktadır. Trafik kazaları, yüksekten düşme, darp, ateşli silah yaralanmalarına bağlı gelişen şiddetli kafa travmaları sonucunda saptanan beyin kanamalarında tedavinin bir an önce yapılması gerekmektedir. Kafatası kırıklarına bağlı gelişen beyin zarı üzerindeki kanamalar veya beyin zarı altındaki toplar damarların yırtılmasına bağlı gelişen kanamalar travma sonrası gelişen ana beyin kanaması tipleridir. Tedavinin görülecek faydanın belirlenmesinde dakikaların önemi vardır.

Kafa travmasıgeçiren bir hasta klinik bulgularına göre ağır, orta ve hafifolmak üzere 3 grupta sınıflandırılır. Kafa travması geçiren bir hastanın tanısının konmasında BT öncelikli yer alır. Birden çok branşın birlikte bir ekip olarak çalışmasını gerektiren kafa travması tedavisi zor ve uzun bir tedavidir.

Çekilen Bilgisayarlı Tomografiye göre beyin kanamasını boşaltmak amacıyla ameliyat kararı verilen hasta bir an önce ameliyathaneye alınmalıdır. Travma nedeniyle gelişen her tür beyin kanamasının tedavisinde ameliyat gerekli değildir. Bazı beyin kanamalarında hastanın 1-2 gün süreyle yoğun bakımda solunum cihazına bağlı uyutulması, beyinde gelişmiş olan ödemi çözücü bazı ilaçların verilmesi, kafa içi basınç takibi gerekir.

Travmaya bağlı olmayan beyin kanamalarının sebepleri arasında ilk sırayı beyin damarlarında görülen anevrizmaolarak adlandırılan baloncuklar oluşturmaktadır. Kimi doğumsal kimi de zaman içerisinde gelişen anevrizmalar daha çok damarların “Y” şeklinde ikiye ayrıldığı noktalardan, yani damar duvar kalınlığının azaldığı bölgelerden köken alırlar.

Bu hastaların şikayetleri ani ve şiddetli baş ağrısıdır. Tipik olarak hastalar “Beynimde bomba patladı, daha önce bu şiddette bir baş ağrısı yaşamamıştım.” şeklinde ifade ederler. Kanamış anevrizma hastalarının 50 %’si bir sağlık kuruluşuna ulaşamadan kaybedilirler. Geriye kalan 50 %’lik kesimin de 60%’ında farklı şiddette hasarlar görülür. Ciddi sakatlık ve ölüm riskine sahip bu hastalar iyi şekilde yönetilen bir tedavi ile normal yaşama dönme şansına da sahip olabilirler. Anevrizmaya bağlı gelişen beyin kanamalarında tanı amacıyla öncelikle BT tetkiki yapılmalı, kanama saptanırsa kanayan damar baloncuğunun yerini bulmak için de anjiyografi yapılmalıdır. Gelişmiş Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) teknikleri sayesinde, bazı durumlarda klasik anjiyografi tetkikine ihtiyaç duyulmadan anevrizmanın yeri, büyüklüğü ve özellikleri saptanabilmektedir.

Anevrizma saptandıktan sonra tedavi alternatifi iki çeşittir. Birincisi ameliyat ile anevrizmanın boynuna bir kıskaç yerleştirilmesi, ikincisi de kasık damarlarından girilerek yapılan anjiyografi ile damar içerisinden baloncuğun kapatılması yöntemidir. Günümüzde her iki tetkikin de benzer riskler taşıdığı kabul edilmektedir.

Anevrizma tedavisinde zamanlamayı belirleyen önemli bir durum beyin damarlarının kasılarak daralması olarak tanımlanabilen vazospazmdır. Tüm dünyaca üzerine çok kafa yorulmasına rağmen halen günümüzde vazospazmın kesin tedavisi bulunamamıştır. Kanamanın 4. Gününde başlayan ve 10 gün kadar sürebilen vazospazm durumuna hazırlıksız yakalanmamak için anevrizma hastaları kanamanın ilk 3 günü içerisinde tedavi edilmeye çalışılmalıdır. Anevrizma kapatıldıktan sonra anevrizma hastalarının tansiyonları kontrollü olarak yükseltilir. Böylelikle damarların spazmına bağlı beynin kanlanmasının azalmasının önüne geçilmeye çalışılır. Başvuru sırasında yapılan Beyin BT tetkikinde kanama ne kadar yaygın ve çoksa, vazospazm da o oranda şiddetli gelişir.

Anevrizma gibi beyin kanamasına sebep olan bir diğer hastalık da damar yumağı şeklinde tarif edilebilen Arteriovenöz Malformasyonlardır (AVM). AVM’ler daha nadir görülmelerine rağmen benzer bir klinik tablo izlerler. Ayrıca anevrizmaya oranla daha çok erken yaşlarda görülürler. Anevrizma tedavisinden farklı olarak bu hastalığın tedavisinde radyo cerrahi olarak adlandırılan, ışın tedavisine göre daha fazla hassasiyet ile hedefe ulaşılabilen, keskinliği arttırılmış cihazlarla yapılan tedaviler de kullanılmaktadır. Bu hastalığın tedavisi bazı durumlarda, hem cerrahiyi hem anjiyo ile damar içi doldurma tedavisini hem de radyo cerrahiyi gerektirebilir. Yani bir hasta her üç tedaviye sırasıyla gitmek durumunda kalabilir.

Tansiyon yüksekliğine bağlı gelişen beyin kanamalarında, kanamanın yerine göre vücutta belli bir bölgeye ait nörolojik hasar görülebilir. Sağda veya solda kol ve/veya bacaklarda kuvvetsizlik, konuşamama, söyleneni anlayamama gibi. Diğer beyin kanama çeşitlerinde olduğu gibi bu tip bir durumda da öncelikli görüntülenme tekniği BT olmalıdır. Kanamanın beyin içerisindeki yerleşimine ve boyutuna göre damar mimarisini daha iyi görmek amacıyla anjiyografi yapılarak veya cerrahın inisiyatifi ile anjiyosuz kanama ameliyat ile çıkarılmalıdır. Buradaki asıl hedef vücutta gelişmiş olan hasarın geriye getirilmesi değil, ilerlemenin durdurulması ve hayati tehlikenin ortadan kaldırılmasıdır.

Aspirin ve kumadin gibi kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde bu tip beyin kanamalarının daha sık olduğu göz önünde bulundurulmalı, doktor tavsiyesi olmadan Aspirin kullanılmamalıdır.