whatsapp: +90 542 337 06 33 +90 216 338 38 48

info@drmuratimer.com

Fonksiyonel Nöroşirurji

Hidrosefali

Her normal insan beyni günde 500 cc kadar Beyin Omurilik Sıvısı (BOS) üretir. Bu sıvı beyin içerisindeki havuzlarda dolaşır. Yine aynı şekilde her gün 500 cc kadar BOS emilerek kana geçer. Tanım olarak Hidrosefalisıklıkla emilimin bozulması veya dolaşımın engellenemsi seyrek olarak da üretimin artması sonucu BOS hacminin artması, beynin havuzlarının genişlemesidir.

İki tip hidrosefali vardır; Tıkayıcı veBirleşik.

Tıkayıcı Hidrosefali’de; Beyin havuzları içerisinde BOS’nın dolanımı engellenmiştir. Nedenleri arasında; doğumsal olarak BOS kanallarının darlığı, BOS dolaşımı engelleyen tümörler, beyin havuzları içerisinde kanama, apse ve bazı kistler sayılabilir.

Birleşik Hidrosefali’de ise; Beyin havuzlarından sonra BOS emilimi engellenmektedir. Nedenleri arasında; BOS’un emildiği beyin zarının kalınlaşması, enfeksiyonlar (menenjit vb.), bazı beyin kanamaları, BOS akışkanlığının azalması veya BOS’un aşırı üretimi bulunur.

Yeni doğan çocuklarda, kafatasındaki kemiklerin birleşim yerlerinin açık olması, hidrosefali gelişmesi durumunda başın çapının büyümesi ve beyin havuzlarının ileri derecede genişlemesi görülür. Bu genişleme bebeğin beyninin sadece incecik bir çizgi gibi kalmasına kadar ilerleyebilir. Tedavi edilmezse ölüm görülebilir. Fakat çoğu olguda hidrosefali belli bir seviyeye gelir ve orada kalır. Buna “arrest” (durmuş) hidrosefali denir. Bu durumda kafa içi basıncı normale döner ve BOS üretimi ile emilimi arasında bir denge oluşur. Hidrosefali “arrest” olduğunda, normal gelişim süreci geri dönerse de önceden oluşmuş zeka ile ilgili ve fiziksel hasar kalıcı özürler bırakabilir. Bu hastalarda, hafif bir travma veya enfeksiyon ile yüksek basınç belirtilerinin hızla geri dönmesi, BOS dinamiğinin dengesiz bir durumda olduğunun göstergesidir.

Yeni doğan ve küçük çocuklarda, ani başlayan huzursuzluk, bilinç bozukluğu, kusma, baş çevresinde normalden fazla büyüme, kafa derisindeki damarların belirginleşmesi, üst göz kapağının çekilmesi, yukarı bakışın bozulması (ki bu durum batan güneş manzarasına benzetilir.) gibi belirtiler hidrosefaliyi düşündürmelidir.

Erişkinlerde ise; baş ağrısı, kusma, bilinç bozukluğu, yukarı bakış bozukluğu, bunama, yürüyüşün bozulması (yanlara doğru geniş ama kısa adımlarla yürüme), idrar kaçırma şikayetleri görülebilir. Erişkinlerde normal basınçlı hidrosefalidenilen hastalık için son sayılan 3 şikayet tipiktir. Bu hastalarda; 1. Bunama, 2. Dengesizlik, yürümenin bozulması ve 3. İdrar kaçırma tipik olarak gözlenir.

Tanı için ilk tercih edilmesi gereken tetkik yöntemi olarak kabul edilen MRG yapılmalıdır.

Normal Basınçlı Hidrosefali varlığında, tedavi planlaması için şüphe duyulan hastalarda ameliyattan fayda görüp göremeyeceğinin önceden araştırılması amacıyla, hastanın belinden belli bir miktar BOS çekilebilir buna lomber ponksiyondenir. Ayrıca bele takılan bir hortum vasıtasıyla BOS 48 saat süreyle dış ortama boşaltılabilir. Bu tetkik sonucunda fayda gören hastaların ameliyattan da fayda görecekleri düşüncesi ağırlık kazanmış olur.

Ayrıca hastaların tanı ve takibi açısından önemli bir diğer tetkik de Psikometrik Analiz’dir. Bir psikolog tarafından yapılan bu sözel sınav şeklindeki tetkik sonucunda; beyin işlevlerinin ne derece bozuk olduğu ölçülür ve ileride karşılaştırma yapılabilecek durum saptaması yapılmış olur.

Hidrosefali tedavisinde ani kötüleşme ile aşamalı kötüleşme farklı değerlendirilir. Hidrosefaliye bağlı ani kötüleşen bir hastanın tedavisi hızla yapılmalıdır. Tedavi alternatifleri arasında “ventrikülo peritoneal şant” denilen; hastaya ameliyatla takılan, beyin havuzlarını cilt altından geçen bir hortumla karın boşluğuna veya kalbe bağlayan bir sistem, uygun hastalarda da 3. ventrikülostomi denilen beyin havuzları içerisine bir kamerayla girilip BOS dolaşımını rahatlatmak için beyin zarlarından birisinin açılması işlemi sayılabilir.  Eğer hidrosefaliye sebep olan bir tümör varsa ameliyatla çıkarılmalıdır.

“Arrest” hidrosefalide hasta takibe alınabilir, fakat hastanın zarar görmemesi için düzenli psikometrik ölçümler yapılmalıdır.

VP Şant takılması sonrasında bazı komplikasyonlar görülebilir. Bunlar arasında, enfeksiyon (menenjit, karın zarı iltihabı), beyin zarı altı kanaması veya su birikimi, şant tıkanması, şantın çok çalışması gibi durumlar sayılabilir. 3. ventrikülostomi ameliyatının komplikasyonları şant ameliyatına oranla daha azdır. Fakat şu unutulmamalıdır ki; bu ameliyat sadece seçilen bazı hidrosefali hastalarına uygulanabilir. Her tip hidrosefali 3. ventrikülostomi ile iyileştirilemez.

Uygun tedavi geri dönüşsüz beyin hasarını önler. Çoğu çocukta normal IQ düzeyini sağlayacak kadar iyi sonuçlar elde edilir.