whatsapp: +90 542 337 06 33 +90 216 338 38 48

info@drmuratimer.com

Boyun Fıtıkları

Boyun Kireçlenmesi

Servikal spondiloz olarak isimlendirilen Boyun Kireçlenmesi, 50 yaş üzerinde nüfusun hemen hemen yarısında görülür. Tüm omurga bölümleri arasında en hareketli olanı boyundur. Bu yüzden de kireçlenmeye en müsait bölgedir. Bu hastalıktaki asıl problem, omuriliğin yer aldığı omurga kanalının daralmasıdır. Bunun sebepleri arasında; yaşlanmakla omurga içerisindeki bazı bağ dokularının hacminin artması, bel fıtığında olduğu gibi omurlar arasındaki disk yastıkçıklarının su içeriğini kaybetmeleri, omurga eklemlerinin genişlemesi ve kabalaşması, boyun omurga kemiklerinin omurga içerisine uzantılar vermesi sayılabilir.

Sonuçta omurilik hasarı, doğrudan bası veya damarsal etkilenme sonucudur. Hastalık sinsi başlangıçlıdır, ilk başta belirti vermeyebilir. Travma belirtilerin gelişmesine öncülük edebilir.

Hastalardaki ana şikayet omuzdan kola yayılan, öksürmekle artan, keskin ve batıcı tarzda bir ağrıdır. Sinir kökünün yayılım alanında uyuşma ve karıncalanma görülebilir. Bunun dışında his kaybı ve ilgili kaslarda güç kaybı, refleks canlılığında azalma gözlenir.

Tanısal inceleme olarak bu tip şikayeti olan hastalarda önerilen görüntüleme yöntemi boyun MRG tetkikidir. Bu yöntemle omuriliğe basının derecesi ve omurilikte bir hasar gelişip gelişmediği saptanır.

Tedavi olarak servikal spondiloz’da (yani boyun kireçlenmesinde) öncelikle geleneksel tedavi yöntemleri denenir. Bu geleneksel yöntemler; ağrı kesici ilaç tedavisi, boyunluk kullanılması ve boyun kaslarını kuvvetlendirecek fizik tedavi hareketleridir. Hastalar bu geleneksel tedavilerden büyük oranda fayda görürler.

Cerrahi tedavi ise; hastada nörolojik bozukluklar (örneğin; kol ve el kaslarında kuvvet kaybı), geleneksel tedaviye rağmen geçmeyen ağrı ve bacak reflekslerinde canlılık olması durumunda yapılmalıdır. Eğer omurilikteki basıya bağlı hasar hafifse; geleneksel yöntem uygun olabilir. Fakat cerrahi girişimin uzun süre ertelenmesi, düzelme olasılığını azaltabilir.

Ameliyat planlaması yapılırken göz önünde bulundurulan en önemli faktör; omuriliğe basının önden veya arkadan olduğudur. Çünkü buna göre omurga kanalı önden (boyundan) veya arkadan (enseden) rahatlatılacaktır. Ameliyat sırasındaki bulgulara göre; cerrahi sırasında rahatlatılan omurga kanalının sağlamlığının bozulmaması için hastanın kendisinden alınacak bir kemik parçası veya bazı sentetik maddeler (vidalar, kafesler vs.) kullanılabilir. Değişik hastanelerde değişik sonuçlar bildirilmiştir. Ortalama bu tip bir ameliyattan sonra 50-80 % oranında hastalarda düzelme olduğu saptanmıştır. Cerrahide amaç bütün belirtileri yok etmekten çok, kötüleşmeyi engellemek olarak düşünülmelidir.

Boyun Fıtığı

Boyun kireçlenmesinin aksine boyun fıtıkları daha nadir görülür. Daha genç hastalarda görülür ve sıklıkla ters bir hareket veya bir travma sonucunda gelişir. Asıl problem omuriliğin sıkışmasından çok, sinir kökünün sıkışmasıdır. İlk yapılması gereken görüntüleme tekniği boyun MR’dır. Geçmeyen ağrı veya nörolojik kayıp varsa, önden yapılacak bir disk çıkarılması ameliyatı ile iyi sonuç alınacaktır. Ayrıca boyun fıtığı ameliyatında, bel fıtığı ameliyatına göre daha erken sonuç alınacaktır.